Çocuklara İyi Bayramlar: Umut ve Hüzün Arasında Bir Mesaj
İyi bayramlar çocuklar! Önce siz, çünkü kuyrukta, öyle boynu bükük çok beklediniz! Bu yazıda, çocukların yaşadığı zorluklar ve toplumdaki adaletsizlikler üzerine derin bir bakış açısı sunuluyor. Bayramlar, çocukların mutluluğunu simgelerken, aynı zamanda yaşadıkları acıları da hatırlatıyor.
Çocukların Beklentileri
Çocuklar, bayramda sevinç ve mutluluk beklerken, çoğu zaman hayal kırıklıklarıyla karşılaşır. “Boykot espressosu” içmeden önce bir de “Boykot and Ar” kitapçısına gitmişsiniz. Elinizdeki boş torba ağırdır. İçindeki ağırlık, hissetseniz keşke, şöyle bir şey olmalı: Bir buyrukla kuyruk, bir emirle torba, bir siparişle karton bardak oluvermek. Bu durum, çocukların yaşadığı zorlukları ve toplumun onlara sunduğu sınırlamaları gözler önüne seriyor.
Bir sokaktaki şu dimdik çocuklara, bir de kendi kuyruğunuza bakınca ne düşünüyorsunuz acaba? Bedava kartondan “yerli milli ismi bile olmayan” kahve, kitapsız torbadan iki milim ilim içerken, çocukların geleceği için endişe duyulması gereken bir durum ortaya çıkıyor. Vicdanınızın, aklınızın, muhakemenizin, tefekkürünüzün özgür olabileceği iyi bayramlar size de, bir köle kafilesi gibi sıraya dizilmiş çocuklar.
Toplumsal Adaletsizlikler
Çocuklar, toplumun adaletsizlikleriyle karşı karşıya kalıyor. İyi bayramlar çocuklar: Sonra sıra sizde olmalı; onca mobing yüküyle “emir kulu”sunuz ya, fazla mesaisiz günlerdir beklediniz. Tarikatı bilemem de barikat kurdunuz, su sıktınız, cop salladınız. Bu durum, gençlerin yaşadığı baskıları ve toplumsal sistemin onlara sunduğu zorlukları gözler önüne seriyor.
Belki babanız polis, sizin gibi çocuklara nefret dolmuş. Belki babanız Rütükçü, size “başka başka fikirleri, olayları başka başka, ve gizlenen hakikati göstermek, anlatmak” isteyenleri sansürlemiş. Bu tür durumlar, çocukların düşünce özgürlüğünü kısıtlamakta ve onları gelecekteki mücadelelerinden alıkoymaktadır.
Geçmişin İzleri
Çocukların geçmişte yaşadığı acılar, günümüzde hala hissediliyor. İyi bayramlar çocuklar: Berkin’diniz, Ali İsmail’diniz. “Kim yaptı”ya, “kim vurdu”ya mı gittiniz? Kaç bayramdır yoksunuz. Bu sorular, geçmişte yaşanan travmaların ve adaletsizliklerin izlerini taşımaktadır. Çocukların yaşadığı bu acılar, toplumun vicdanında derin yaralar açmaktadır.
Uğur’dunuz, 12 yaşında 13 mermiyle vuruldunuz. Seyhan’dınız, 13 yaşında kuyulara atıldınız. Bu tür olaylar, çocukların hayatlarının ne kadar kırılgan olduğunu ve toplumun onlara karşı duyarsızlığını gözler önüne seriyor. Kiminizden bir çift terlik kaldı delik deşik cesedi yanında; kiminizin tek mirası kemikleri 18 yıl sonra bulundu, bir çukur dibinde.
Umudun Sesi
Çocukların yaşadığı zorluklara rağmen, umut her zaman var. İyi bayramlar çocuklar: Yoksuldunuz, beşi bir yerde yandınız. Tatildeydiniz, onca çocuk, çoğunuz anayla babayla, bir otelde yandınız. Bu durum, çocukların yaşadığı acıların yanı sıra, hayatta kalma mücadelesini de simgeliyor. Küller, topraklar içindeki hatıranıza iyi bayramlar çocuklar!
İyi bayramlar çocuklar: Kimine göre duyarsız, kimine göre sorumsuzdunuz; o genç duygularınızla üniversitelerden, işyerlerinden çıktınız. Bu mücadele, çocukların geleceği için bir umut ışığı olmaktadır. Her şeye rağmen, tereddütsüz ve şartsız, her zaman gururumsunuz; bir gün son nefesimde, son sesimde bile sonsuz umurumsunuz.